|
medyum, büyü, muska, nazar,
cin, cinler, cinler alemi, rüya, rüya tabiri, fal,
falcı, din, büyü ve muska, muska ve cin,
astroloji, numeroloji, burçlar, ruya, ruya tabiri,
şifa, su falı, fal, tarot falı, kahve falı,
yıldız falı, el falı, aşk falı, medyumlar
Hakkında bilmek istediğiniz her şey ve dahası için
hemen arayın
0216
330 38 38
0532
312 33 33
|
İletişim
İlenç (Beddua)
| |
Bir sebepten dolayı herhangi bir kimse hakkında kötümser istek ve
temennîde bulunmak,
hayır duanın zıddı.
Farsça fena,
çirkin, kötü,
yaramaz anlamına
olan "bed"
kelimesiyle, Arapça
"duâ" kelimelerinden
meydana gelmiş bir
terkiptir. İnsanın,
kendisi veya
başkaları aleyhinde
"Allah kahretsin,
Allah belâsını
versin" gibi
ifadelerle yaptığı
dualara denir.
İslâm,
müslümanların
kendileri ve diğer
müslümanlar
aleyhinde beddua
etmelerini
yasaklamıştır.
Peygamber Efendimiz
(s.a.s.): "Kendi
aleyhinize,
evlâtlarınızın ve
mallarınızın
aleyhine sakın
beddua etmeyiniz ki;
duaların kabul
olacağı bir saate
rastlarsınız da
bedduanız kabul
olmuş olur." (Riyazü's-Sâlihin
Tercümesi, III, 82)
buyurmuştur.
Peygamber Efendimiz
(s.a.s.) beddua
etmekten kaçınırdı.
Kendisinin lânet
eden değil, aksine
rahmet peygamberi
olduğunu söylerdi.

Mekke döneminde
İslâmî tebliğ etmek
üzere Tâif'e
gittiğinde, orada
kötü bir davranışla
karşı karşıya
kalmış; dönüşte taş
yağmuruna tutulmuş,
mübarek ayakları
kanlar içerisinde
kalmıştı. O sırada
Allah tarafından
kendisine "onlar
aleyhinde yapacağı
bedduanın kabul
edileceği, dilerse
onları helâk
edeceği"
bildirilmiş, fakat
Peygamber Efendimiz
"Hayır, belki
bunların sulbünden
sana ibadet edecek
çocuklar doğar, yâ
Rabb " demişti.
Uhud'da dişini
kıran, yüzünü
yaralayan düşmanları
için: "Allah'ım!
Kavmimi hidayete
erdir, çünkü onlar
yaptıklarını
bilmiyorlar" (Tecrîd-i
Sarih Tercümesi, IV,
314) diye dua
etmiştir. Bütün
çalışmalara rağmen
İslâmiyeti kabul
etmeyen Devs
kabilesine beddua
etmesi istenince: "Yâ
Rabbi! Devs
kabilesine hidayet
eyle de onları bizim
saflarımıza kat"
diye dua etmişti. (Tecrîd-i
Sarih Tercümesi,
VIII, 344)
|
|
|