
Müslüman insan fani hayatında kendisine tayin olunan kaderini tevekkülle, sabırla ve metanetle Allah’ın takdiri olduğunu bilerek yaşarsa, hem itikatını yüceltmiş hem de...
kendi değerini arttırmış olur. Ancak; ne yazık ki dünyada bazı kimseler dürüst ve sağlam bir inanca sahip değil.
Kimse bir diğerinin başarısını, yücelmesini, kendinden iyi yerlere gelmesini ve mutluluğunu asla kabullenemiyor. Bu düşüncelerden yola çıkarak da en yakın eşini dostunu, arkadaşını, ailesinden birini veya hasmı olduğunu düşündüğü kimseleri, “BÜYÜ” yaptırmak suretiyle, kendinden daha iyi konuma gelmemesi maksadıyla engelliyor. Toplumumuzda bu “KISMET KAPALILIĞI'' veya KISMETİ KESİLMEK” olarak adlandırılıyor. Kazanç kapısının bir anda kapanması, kazancın azalması, kendisiyle evlenmek isteyen birinin bir türlü ortaya çıkmaması, daha önceden kendisine kısmet olan bir şeyin artık kısmet olmaması, tuttuğu dalın kuruması gibi sonuçlar doğurabiliyor. Yaradan yarattığı kulunun kısmetini kapatır mı!? Bu asla düşünülemez… Ancak; bu gibi durumlar fesatlık ve çekememezlik gibi düşüncelerle, insanlara büyü vasıtasıyla yapılıyor.